Ads 468x60px

.

Pages

26 Nisan 2012

17 Again (2009)


Hani hafta sonları gündüz kuşağında eğlencelik filmler çıkar ya, ne çok kötüdür, ne de çok iyidir, sadece eğlencesine izlenir, işte bu film tam da öyle bir film. Eğlencesine izlenir ve unutulur.

Film bir kere absürd denecek bir fantastik olayı pat diye konunun içine soktuğu için baştan kaybediyor. Hani tamam sevgili kahramanım, sen birden 17 yaşına döndün de, nasıl döndün? neden sen döndün? Demiyorum ki mantıklı bir açıklama yapın. Ama filmin konusuna yedirilmiş bir neden açıklayın. Bir süreç vs. Burada Amerika'yı yeniden keşfedecek halimiz yok, onca fantastik film izledik. Ama fantastik olgunun konunun içinde ya bir yeri vardı ya da film tümden fantastik bir dünyada geçiyordu. Ama şimdi gerçek dünya da pat diye bir adamın 17 yaşına dönmesi filmi havada bırakıyor.  Tam da aynı nedenden "The Curious Case of Benjamin Button" filmini de bir türlü sevememiştim. Amca sen neden geriye yaşlanıyorsun anlamadım ki. Haa ama o filmin hakkını yemem tabi, oyunculuk, görsellik vs. her şey çok iyidi. Neyse bugünkü konumuz o değil. Dönelim 17 Again'e.

Şimdi 17 yaşında sevgilisini hamile bıraktığı için basketbol kariyerini vs. bir kenara bırakıp kızla evleniyor kahramanımız. Sonra yıllar sonrasına geçiş yapıyor film. Kahramanımız iki çocuk sahibi olmuş ve klişe olarak boşanmak üzere lise aşkından. Mutsuz, avare avare dolanırken beyaz sakallı bir amcaya rastlıyor. O amca bir şekilde kahramanımızı 17 yaşında döndürüyor. Vayyyy.....Ben de istiyorum o amcadan. Hatta her gördüğüm beyaz sakallıya beni 17 yaşına döndürecekmiş muamelesi yaparsam başıma ne gelir merak ediyorum :) Neyse bu da konumuz değil.

Kahramanımız, 17 yaşına geri dönüyor ama tipik zaman yolculuğu gibi değil, sadece kendisi gençleşiyor. Karısı, çocukları, arkadaşı vs. hep olduğu gibi. Dolayısı ile kendi çocukları ile sınıf arkadaşı oluyor. Onların sorunları ile yüzleşiyor. Karısına, oğlunun arkadaşı olarak yaklaşıyor ve nerelerde yanlış  yaptığını vs. anlıyor. Tam bunu idrak ettiğinde ise hoooopp tekrar büyüyor ve günümüze dönüyor. Ahh beyaz sakallı amca sen ne çakalsın...

Oyunculuk aranmaz böylesi filmlerde. Bence filmin en renkli karakterleri kahramanımızın arkadaşı ve onun asıldığı müdüre.:) yine kahramanımızın kendi çocukları ile sınıf arkadaşı olarak okulda yaşadıkları eğlenceli. Karısına 17 yaşında bir çocuk olarak yaklaşması  güzel ve eğlenceli. Başka da bir şey yok bu filmde.

Öyle enterasan bir film işte. Yani pek birşey beklemeyin. Hatta hiç birşey beklemeyin. Öyle fonda oynasın. Eğlenin ve unutun.


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...